
Bir yerlerden başlamak lazım diye düşünüyorum artık. Kaderperverlik. Yine sıkıştım tek odalı evimin bir köşesine. Masanın altına saklanıp hiç çıkmasam diyorum.
İtiraf : Sadece böylesine mendebur zamanlarda hatırlıyorum yazmayı. Kızıyorum kendime. Ama korkmuyorum. Siz de korkmayın. Mendebur zamanlarım çoktur benim. Daha çok yazarım.
Küçüklüğümden kareler hatırlarım bazen. Yorganı başımın üstüne çektiğimde hayaletler beni göremez sanırdım. Stephen King kitaplarından fışkırmış hayallerden uykulara dalardım. Şimdide öylesine güçlü bir yorgan arıyorum galiba.
Kaderperverlik benim küçük ve güçlü yorganım.
Ayaklarım açıkta kalır belki ama yüreğimi örterim ziyadesiyle. Beynimi de.
Bir yorgana ihtiyacınız varsa birlikte karalamaya başlıyacağız sayfaları.
Gelişme:
"kaderperverim lan ben" diye haykırdığım gün. Komik bir hikayedir aslında sizinle paylaşmayı uygun buldum.
Sabah uyandım. Sistem diyor ki; ciğeri beş para etmeyen bir adamı öğretim görevlisi yaptık ve sen gidip o adamın dersine gireceksin ve yoklama kağıdına imza atacaksın. Eyvallah. Lafımız yok. Sistemin aldıkları gibi verdikleri de vardır dedik kalktık.
Giyindim telaşla, dışarıda yağmur. Kapıyı açtım botların içi su dolmuş. Başımı göğe kaldırdım. Hayatımın en esaslı isyanlarından birini ettim. "Katmerli İsyan" diyorum adına. Kötü de hissetmedim. Vicdan azabı da duymadım.
Emperyalizmin kalifiye düşman sıfatıyla ayağımıza bakmaktan bıkması neticesinde ortaya çıkmış konverslerimi giydim, atıldım ıslak sokaklara. Heyecanlı birgün dersler, sınavlar vesaire. Bir arkadaşıma uğradım, sistemin bize dayattığı ulvi sınavlardan birine çalışmak üzere. Ev arkadaşım aradı, evi su basmış.
İşte o an kötü hissettim. Vicdan azabı duydum. "Katerli isyan" için değil ha ! Küçüklüğümden beri, küçük ve güçlü yorganımı kaybettiğimden beri her isyanımda zarar veririm çevreme. Biliyorum. Vicdan azabım ev arkadaşıma dair. Yazık benim yüzümden sıkıntı çekti.
Dilimin ucuna gelen isyanları eze eze yutkunarak temizledim evi. Dışarı çıktım. Başımı yine göğe kaldırmak istiyorum ama tedirginim. Nasıl bir tepkiyle karşılaşacağımı bilmiyorum. Malumunuz bilinmezlik korkusu. Daha kötü ne olabilir ki lan deyip kaldırdım kafamı.
Daha kötüsü. Ay dörtlü çevrimin ilk çeyreğinde hilal şeklinde ama ne hikmetse yatay eksende. üzerinde de iki tane parlak yıldız gökyüzünde bildiğiniz bir smile bakın aynısı :)
İşte kaderperverliğin doğduğu gün. Çok garip bir duygudur aslında. Bir yerlerde birileri var ve sizin ne zaman ne yapacağınızı biliyor. Bunun somut bir ispatını görmeninse tarifi yok.
Ben arsızlık edip tarif etmeye çalıştım. Ama eminim ki dört dörtlük olmadı.
Sonuç:
"Hayal ürünü" diyenler oldu. "Saçmalama Lan, tesadüftür" diyenler oldu. "Tövbe estafurullah koca Allah işi gücü bırakıp senle mi uğraşacak" diyenler oldu.
Kaderperverliğin en önemli kaidelerinden biri; kaderinizi kimseyle paylaşmayın sadece perver olun.
Ha gaflete düşüp paylaşırsanız alacağınız muhtemel cevaplardan üçü 4 satır yukarıda.
Bir yerlerde birilerinin bizi bizden daha iyi bildiğine dair somut kanıtlarınızı saklayın. Çöpe atmayın. Yabana da atmayın. Saklayın, elbet lazım olur. Ben sakladım. O günden beri Katmerli İsyan yok. Kanıksanmışlık yok.
Bu yazı bir isyan mıdır? Bunun yorumu elbetteki sizlerin.
Not: Somut ispatlarınız varsa mutlulukla dinlerim. Yorumlarınızı esirgemeyin korkmayın. Burası tarafsız bölge. Burası Perverlik arenası burada isyan yok. Perverlik var.Kaderperverler Derneği de kaderin ta kendisi. Yabancı değil.
...
Küçüklüğümden kareler hatırlarım bazen. Yorganı başımın üstüne çektiğimde hayaletler beni göremez sanırdım. Stephen King kitaplarından fışkırmış hayallerden uykulara dalardım. Şimdide öylesine güçlü bir yorgan arıyorum galiba.
Kaderperverlik benim küçük ve güçlü yorganım.
Ayaklarım açıkta kalır belki ama yüreğimi örterim ziyadesiyle. Beynimi de.
Bir yorgana ihtiyacınız varsa birlikte karalamaya başlıyacağız sayfaları.
Gelişme:
"kaderperverim lan ben" diye haykırdığım gün. Komik bir hikayedir aslında sizinle paylaşmayı uygun buldum.
Sabah uyandım. Sistem diyor ki; ciğeri beş para etmeyen bir adamı öğretim görevlisi yaptık ve sen gidip o adamın dersine gireceksin ve yoklama kağıdına imza atacaksın. Eyvallah. Lafımız yok. Sistemin aldıkları gibi verdikleri de vardır dedik kalktık.
Giyindim telaşla, dışarıda yağmur. Kapıyı açtım botların içi su dolmuş. Başımı göğe kaldırdım. Hayatımın en esaslı isyanlarından birini ettim. "Katmerli İsyan" diyorum adına. Kötü de hissetmedim. Vicdan azabı da duymadım.
Emperyalizmin kalifiye düşman sıfatıyla ayağımıza bakmaktan bıkması neticesinde ortaya çıkmış konverslerimi giydim, atıldım ıslak sokaklara. Heyecanlı birgün dersler, sınavlar vesaire. Bir arkadaşıma uğradım, sistemin bize dayattığı ulvi sınavlardan birine çalışmak üzere. Ev arkadaşım aradı, evi su basmış.
İşte o an kötü hissettim. Vicdan azabı duydum. "Katerli isyan" için değil ha ! Küçüklüğümden beri, küçük ve güçlü yorganımı kaybettiğimden beri her isyanımda zarar veririm çevreme. Biliyorum. Vicdan azabım ev arkadaşıma dair. Yazık benim yüzümden sıkıntı çekti.
Dilimin ucuna gelen isyanları eze eze yutkunarak temizledim evi. Dışarı çıktım. Başımı yine göğe kaldırmak istiyorum ama tedirginim. Nasıl bir tepkiyle karşılaşacağımı bilmiyorum. Malumunuz bilinmezlik korkusu. Daha kötü ne olabilir ki lan deyip kaldırdım kafamı.
Daha kötüsü. Ay dörtlü çevrimin ilk çeyreğinde hilal şeklinde ama ne hikmetse yatay eksende. üzerinde de iki tane parlak yıldız gökyüzünde bildiğiniz bir smile bakın aynısı :)
İşte kaderperverliğin doğduğu gün. Çok garip bir duygudur aslında. Bir yerlerde birileri var ve sizin ne zaman ne yapacağınızı biliyor. Bunun somut bir ispatını görmeninse tarifi yok.
Ben arsızlık edip tarif etmeye çalıştım. Ama eminim ki dört dörtlük olmadı.
Sonuç:
"Hayal ürünü" diyenler oldu. "Saçmalama Lan, tesadüftür" diyenler oldu. "Tövbe estafurullah koca Allah işi gücü bırakıp senle mi uğraşacak" diyenler oldu.
Kaderperverliğin en önemli kaidelerinden biri; kaderinizi kimseyle paylaşmayın sadece perver olun.
Ha gaflete düşüp paylaşırsanız alacağınız muhtemel cevaplardan üçü 4 satır yukarıda.
Bir yerlerde birilerinin bizi bizden daha iyi bildiğine dair somut kanıtlarınızı saklayın. Çöpe atmayın. Yabana da atmayın. Saklayın, elbet lazım olur. Ben sakladım. O günden beri Katmerli İsyan yok. Kanıksanmışlık yok.
Bu yazı bir isyan mıdır? Bunun yorumu elbetteki sizlerin.
Not: Somut ispatlarınız varsa mutlulukla dinlerim. Yorumlarınızı esirgemeyin korkmayın. Burası tarafsız bölge. Burası Perverlik arenası burada isyan yok. Perverlik var.Kaderperverler Derneği de kaderin ta kendisi. Yabancı değil.
...
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder